Bu Blog içinde Ara

2 Ağustos 2012 Perşembe

"Emanete riayet etmeyenin îmanı, verdiği sözü de yerine ge­tirmeyenin dini yoktur”

Enes (r.a.)'ten: Resulullah (s.a.v.) her hutbesinde mutlaka:
"Emanete riayet etmeyenin îmanı, verdiği sözü de yerine ge­tirmeyenin dini yoktur” hadisini tekrarlamışlardır.

selef-i sâlihin iyilikleri ko­nuşur ve onlarla bilinirlerdi

selef-i sâlihin iyilikleri ko­nuşur ve onlarla bilinirlerdi. Onlardan biri davranışlarını bozmuş olsaydı uyuz birinin sağlam kişiler arasında ta­nındığı gibi hemen bilinirdi. Bu şahıs fiilleriyle hemen ta­nınır istikametini düzeltme dikçe ona sohbet ve top­lantılarında yer vermezlerdi. İslâmî bir cemiyette en belirgin özellikler, doğru konuşmak, emanetleri eda etme hassasiyeti ve konuşmalara hâkim olabilmektir. Yalan, aldatma, iftira, cayma gibi huylar nifak ve dinden çıkma alâmetleridir. Ve­yahut bu hususlar yalancı, dolancı ve iftiracılar metoduyla dindarlık taslamaktır... Yalan, sahibinin iç bünyesinde neş’et eden bir pisliktir. O, kötülük îmal eden bir gidişin ne­ticesidir. Bu gidişat, zorlayıcı bir zaruret ve kahredici bir durum olmadan kendini gösterebilmektedir, öte yandan, be­dene musallat hastalıklar gibi kişiyi kirleten diğer bazı kötülükler vardır. İnsan, bu hastalıklardan ancak çok kor­kanların tedbir aldığı veya üzerinde çok titizlikle eğildiği hususlar gibi uzun bir müddet tedavi görmek suretiyle kur­tulabilir.

Münafıklar Düzeltmek adına bozgunculuk yaparlar

Münafıkların en önemli özelliklerinden biri, müminler arasında "fitne" çıkarmaya çalışmalarıdır Fitne; müminlerin birliğini, Allah'a, peygambere ve Kuran'a olan sadakatlerini bozmaya yönelik her türlü saptırıcı konuşma ve tavrı ifade eder Münafıklar, kendileri sapkın bir yolda oldukları için müminleri de saptırmak isterler

iyilik ve takva konusunda yardımlaşmayanlar, günah ve kötülükte yardımlaşanlar gibidir

Bilinip unutulmamalıdır ki; iyilik ve takva konusunda yardımlaşmayanlar, günah ve kötülükte yardımlaşanlar gibidir. Bunların günahları aynıdır. Birbirlerinden farklı değillerdir. İyiliği terk etmek, kötülüğü yapmak gibidir. Bunun zıttı emredileni yapan yasak edileni yapan gibidir. Aşırılığa kaçıp taşkınlık gösterenlerle bazı emirleri terk edenler arasında da fark yoktur. Dosdoğru yola erdiren ancak Allahü Teala’dır. Yasaklardan kaçma da emredilenleri yapma da onun yardımıyladır.


 

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Bunları biliyormusunuz

Soru: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Ranuna vadisinde konaklamış ve orada ilk Cuma namazı kılınmıştır. Hutbeyi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) okumuştur. Cumayı kıldıran sahabe kimdir?

La İlahe İllallah’ın Şartları

La İlahe İllallah’ın Şartları:
1. İlim: 2. Yakin: 3. İhlas: 4. Sıdk: 5. Muhabbet: 6. Bu kelimenin gerekleriyle amel etmek: 7. İnkarı Yok Edici Kabul: