“Kim, hürmeti düşecek, şerefinden noksanlık olacak bir yerde müslümana yardımcı olmaz, onu yalnız bırakırsa, Allah da yardımını istediği yerde onu yalnız bırakır. Kim şerefinden kaybedeceği, saygının azalacağı bir yerde müslümana yardımcı olursa, yardımını istediği yerde Allah, ona yardımcı olur.” (Ebû Dâvud, Edeb 41, hadis no: 4884)
Ey Rabbimiz! “Müminler ancak kardeştirler” ilahi fermanınca bizleri zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri ve hüzünleri bir kardeşler eyle!Amin. http://www.youtube.com/user/huseyinebuemre https://www.dailymotion.com/ebuemre/videos https://ihyaesans.com/
Bu Blog içinde Ara
2 Ağustos 2012 Perşembe
Kim, insanların kızması pahasına Allah’ı dost edinirse
“Kim, insanların kızması pahasına Allah’ı dost edinmekle O’nu râzı ederse Allah o kimseyi insanların nazarında yüceltir. Kim de Allah’ın gazabına rağmen insanları râzı ederse, artık onu Allah’ın azâbından hiçbir şekilde kurtarmak mümkün olmaz.” (Tirmizî, Zühd 64)
Âhir zamanda insanlar üç fırkaya ayrılacaktır
Dünya ve âhiretleri, rıza ve öfkeleri, çırpınma ve gayretleri sadece bu mantık ölçüsüyledir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
"Âhir zamanda insanlar üç fırkaya ayrılacaktır.
"Âhir zamanda insanlar üç fırkaya ayrılacaktır.
Büyük fark vardır
Dünya metaını değersiz bilip Allah (c.c.) yolunda çalışanlar ile kıymetsiz dünya menfaatleri ve hakir arzuları için dini oyuncak haline getirenler arasında ne kadar da büyük fark vardır.
"Emanete riayet etmeyenin îmanı, verdiği sözü de yerine getirmeyenin dini yoktur”
Enes (r.a.)'ten: Resulullah (s.a.v.) her hutbesinde mutlaka:
"Emanete riayet etmeyenin îmanı, verdiği sözü de yerine getirmeyenin dini yoktur” hadisini tekrarlamışlardır.
selef-i sâlihin iyilikleri konuşur ve onlarla bilinirlerdi
selef-i sâlihin iyilikleri konuşur ve onlarla bilinirlerdi. Onlardan biri davranışlarını bozmuş olsaydı uyuz birinin sağlam kişiler arasında tanındığı gibi hemen bilinirdi. Bu şahıs fiilleriyle hemen tanınır istikametini düzeltme dikçe ona sohbet ve toplantılarında yer vermezlerdi. İslâmî bir cemiyette en belirgin özellikler, doğru konuşmak, emanetleri eda etme hassasiyeti ve konuşmalara hâkim olabilmektir. Yalan, aldatma, iftira, cayma gibi huylar nifak ve dinden çıkma alâmetleridir. Veyahut bu hususlar yalancı, dolancı ve iftiracılar metoduyla dindarlık taslamaktır... Yalan, sahibinin iç bünyesinde neş’et eden bir pisliktir. O, kötülük îmal eden bir gidişin neticesidir. Bu gidişat, zorlayıcı bir zaruret ve kahredici bir durum olmadan kendini gösterebilmektedir, öte yandan, bedene musallat hastalıklar gibi kişiyi kirleten diğer bazı kötülükler vardır. İnsan, bu hastalıklardan ancak çok korkanların tedbir aldığı veya üzerinde çok titizlikle eğildiği hususlar gibi uzun bir müddet tedavi görmek suretiyle kurtulabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)