Abdullah ibnu ‘Amr
ibnul-‘Âs -Allah O’ndan ve babasından razı olsun- şöyle dedi:
Allah Azze ve
Celle Kurân’da Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellemi şu şekilde
vasfetmiştir: “Ey Peygamber, biz
seni hakîkaten bir şâhid, bir müjdeci, bir korkutucu olarak gönderdik.” (Ahzab: 45) Tevrat’ta da O’nu şu şekilde
vasfetmiştir:
“Ey Peygamber, biz
seni hakîkaten bir şâhid, bir müjdeci, bir korkutucu ve ümmîlere bir koruyucu
olarak gönderdik. Sen elbette benim kulum ve Rasûlümsün. Ben sana “Mütevekkil” adını verdim. Bu peygamber
kötü huylu, katı kalpli, çarşılarda çığırtkan değildir. O, kötülüğe kötülükle
mukabele etmez, fakat o kötülüğü af ve mağfiret ile karşılar. Allah, sapmış
olan milleti bu peygamber ile onları Lâ ilahe illâllah demeleri
suretiyle doğrultmadıkça, O peygamberin ruhunu asla kabzetmeyecektir. Allah
birçok kör gözleri, birçok sağır kulakları, birçok kapalı kalpleri bu tevhid
kelimesiyle açacaktır."Buhari: 4838