Ey Rabbimiz! “Müminler ancak kardeştirler” ilahi fermanınca bizleri zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri ve hüzünleri bir kardeşler eyle!Amin. http://www.youtube.com/user/huseyinebuemre https://www.dailymotion.com/ebuemre/videos https://ihyaesans.com/
Bu Blog içinde Ara
29 Haziran 2022 Çarşamba
27 Haziran 2022 Pazartesi
Allah'tan bizleri doğru yola iletmesini, yanılmaktan korumasını mükâfatlandırmasını dileriz
Allah'tan bizleri doğru yola iletmesini, yanılmaktan korumasını, Hakk'a ulaştırmasını, söz ve amellerimizi yalnız kendisi için yapan ihlâs sahibi kullarından kılmasını, amel ve sözlerimize ecir vererek, yüce katında kabul buyurmasını, bizi hatalı görüp de Allah'ın Kitâbı'ndan ve Yüce Rasûlü'nün sünnetinden delil getirerek, hatamızı düzelten ve bizleri Allah'ın emirlerinin hakikatine ileten herkesi de, bizim yerimize en hayırlı bir şekilde mükâfatlandırmasını dileriz. Amin
9 Haziran 2022 Perşembe
Tevbe ve İstiğfar
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah'a istiğfâr ve tövbe ederim.” Yine Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem insanlara hitâben şöyle buyurdular: “Ey insanlar! Allah'a dönüp tövbe ediniz. Ben O'na günde yüz defa tövbe ederim.”
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve
sellem istiğfar hakkında da şöyle buyurmuş-lardır: Estağfirullâhel-azîm
ellezî lâ ilâhe illâ hovel hayyul gayyûm ve etûbu ileyh.“O’ndan başka
hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilâh olmayan Azîm olan Allah'a istiğfar ve
tövbe ederim.” diyen kişiyi Yüce Allah, cepheden firar etmiş olsa bile
affeder.”
Diğer bir hadiste
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “U-nuttuğum zamanlar
olur ki, döner günde Allah'tan yüz defa af dilerim.”
27 Mayıs 2022 Cuma
Allah'ım! İslam'ı ve İslam ehlini her yerde koru! Amin
Allah'ım! İslam'ı ve müslümanları güçlendir. Amin. Allah'ım! Müslüman erkekleri ve müslüman kadınları, mümin erkekleri ve mümin kadınları; onlardan sağ olanları ve ölenleri bağışla! Amin. Allah'ım! Ey Alemlerin Rabbi! Her müslüman erkeğin ve kadının işini kolaylaştır. Amin . Allah'ım! Müslümanlardan kabirde olanların kabirlerini aydınlat. Onları kabir azabından koru. Amin. Allah'ım! Borçlıların borçlarını ödemelerini sağla. Hastalarımıza ve müslümanların hastalarına şifa ver. Amin. Allah'ım! Müslümanların kalplerini yakınlaştır ve aralarını ıslah et; onları hak üzere kıl! Sen, her şeye gücü yetensin. Amin. Allah'ım! Güvenliğimizi ve istikrarımızı koru. Bizleri nimetine şükredenlerden eyle. Amin. Allah'ım! Sözlerimizde, amellerimizde, niyetlerimizde ve isteklerimizde bizlere ihlas nasip eyle. Amin. Allah'ım! Bize hakkı, hak olarak göster ve ona uymayı nasip eyle. Bâtılı, bâtıl olarak göster ve ondan kaçınmayı nasip eyle. Bâtılı karmaşık kılıp bizi saptırma! Amin. Allah'ım! İslam'ı ve müslümanları güçlendir. Şirki ve müşrikleri küçük düşür. Allah'ım! İslam'ı ve İslam ehlini her yerde şereflendir. Amin. Allah'ım! İslam'ı ve İslam ehlini her yerde koru! Amin“Allah’ım! Biz ümmet olarak doğru olanı kaybettik! Senin rızan olan yolu şaşırdık! Sen insanlık tarihi boyunca nice kimselere yol gösterdin, hidayet verdin. Yol gösterdiğin kimseler içinde bize de yol göster! Ümmet-i Muhammed psikolojik ve fizyolojik travmalar yaşıyor! Âfiyet verdiğin kimseler içinde ümmet olarak bize de âfiyet ihsan eyle! Her ne kadar hatamız varsa da, kendisine dostluk gösterdiğin kimseler içinde bize de dostluk göster! Verdiğin şeylerde bize bereket nasip et ve onları bizim için hayırlı kıl! Fitnecilerin, fesatçıların, nifakçıların, hainlerin, zalimlerin, kâfirlerin kötülüklerinden ve hükmettiğin bilumum kazâların şerrinden ümmet olarak bizi koru! Şüphesiz ki Sen, noksanlıklardan münezzeh olup her şeye hükmedersin. Ve Sana karşı hükmedilemez. Üstün kıldığın kimse hor ve zelîl olmaz. Alçalttığın kimse de şeref ve izzet bulamaz. Zalimleri ve kâfirleri alçalt! Masumlara ve günahsızlara izzet ve şeref ver, derecelerini yükselt! Sen kutlusun Rabbimiz, Sen yücesin. Allah’ım! Baş döndüren hatalar yaptık!Gazabından rızâna sığınırız. Cezândan affına sığınırız. Seni hakkıyla övemeyiz. Sen Kendini övdüğün gibi yücesin!” Rabbim! Biz senden yardım istiyoruz. Biz senden günahlarımızı affetmeni istiyoruz. Razı olduğun şeylere karşı hidayet etmeni istiyoruz. Biz sana inanıyoruz. Sana tövbe ediyoruz ve sana güveniyoruz. Bize vermiş olduğun tüm nimetleri biliyor ve Sen’i hayır ile övüyoruz. Allah’ım sana şükrediyoruz. Bizlere sunmuş olduğun hiçbir nimetini inkâr etmiyor ve onları başkasından bilmiyoruz. Biz senin nimetlerini inkâr edenleri ve sana karşı duranları bırakırız. Rabbim! Bizler sadece sana kulluk ederiz. Ancak sana secde eder ve namazı yalnızca Sen’in için kılarız. Biz sadece sana koşarız. Yalnızca bizi sana yaklaştıracak olan şeyleri kazanmak için uğraşırız. Rahmetinin devam etmesini ve bollaşmasını dileriz. Biz senini Azabından korkarız, şüphesiz ki Sen’in azabın inançsızlara ve kâfirlere ulaşır. “Allah’ım! Hükmettiğin her şeyle ilgili olarak hamd Sana mahsustur. Sana istiğfar ediyoruz. Sana tövbe ediyoruz. Rabbim bağışla ve merhamet et! Merhamet edenlerin en hayırlısısın! Efendimiz Muhammed’e, O’nun (asm) âl ve ashabına salât ve selâm olsun.”AMİN
2 Mayıs 2022 Pazartesi
“Yaratan Rabbının adıyla oku! O insanı yapışkan bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbın sonsuz kerem sahibidir.” (Alak: 1-3)
Mü'minlerin annesi Âişe -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve selleme vahyin ilk başlangıcı uykusunda gördüğü salih rüya şeklinde olmuştur. Gördüğü hiç bir rüya yoktu ki tıpkı sabahın aydınlığı gibi çıkmasın. Sonra kendisine yalnızlık sevdirildi. Bir ay müddetle ki bu Ramazan ayıydı, Hira mağarasında kaldı ve İbrahim’in dini olan “Hanifiyye”den kalma ibadetlerle uğraşırdı. Ailesinden ayrılmadan önce yeteri kadar yiyeceğini alır sonra tekrar Hatice’nin -Allah ondan razı olsun- yanına gelip azığını alır ve mağarada ibadetine devam ederdi. Bu durum Hira mağarasında olduğu halde hak olan emir gelinceye kadar devam etti. Ona melek gelip: “Oku” dedi.
-“Ben okuma
bilmem” dedi. Dedi ki: “(Melek) beni aldı ve gücüm kuvvetim kesilene kadar beni
tuttu Sonra beni bıraktı”. (Melek) dedi ki: “Oku” Ben “Okuma bilmem” dedim.
Sonra beni ikinci kez alıp gücüm kuvvetim kesilinceye kadar beni tuttu. Sonra
beni bıraktı ve “Oku” dedi. Ben: “Okuma bilmem” dedim. Melek beni alıp üçüncü
kez gücüm kuvvetim kesilene kadar tuttu. Sonra dedi ki:
“Yaratan Rabbının adıyla oku! O insanı
yapışkan bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbın sonsuz kerem sahibidir.” (Alak: 1-3)
Bunun üzerine
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem kendisine vahyolunan âyetler ve
başından gelen kıssayla ve korkarak Hatice binti Huveylid’in -Allah ondan razı
olsun- yanına dönüp dedi ki: “Beni örtün, beni örtün” Korkusu gidinceye kadar
onu sarıp örttüler. Ondan sonra olanları Hatîce'ye haber vererek:
"Kendimden korktum" dedi. Hatîce -Allah ondan razı olsun-:
"Sakın korkma! Allah'a yemîn ederim ki, Allah asla seni mahcup edip zor
duruma düşürmez. Çünkü sen akrabana iyilik eder, herkesin yardımına koşar,
insanların senden gayrisinde bulamadıkları maldan onlara verirsin, misafirini
ağırlarsın, musibet anında insanlara yardım edersin" dedi. Bundan sonra
Hatîce, onunla birlikte amcasının oğlu Varakatu'bnu Nevfel ibnu Esed ibnu
Abdul-Uzzâ'ya gitti. O, câhiliyet zamanında Hristiyanlığı benimsemiş, İbrânîce
yazı bilen ve İncil'den Allah'ın dilediği kadar İbrânîce yazan yaşlı ve kör
olmuş biriydi. Hatîce ona dedi ki:
- Ey amcamın oğlu!
Kardeşinin oğlunu bir dinle. Varaka:
- Ne oldu ey
kardeşimin oğlu? diye sorunca, Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem
gördüklerini ona anlattı.
Varaka O’na şöyle
dedi:
“Bu gördüğün,
Allah'ın Musa'ya gönderdiği Nâmûs'tur (Cibril). Keşke senin davet ettiğin
günlerde sana yardım etmek için genç olsaydım! Kavminin seni çıkaracakları
zaman keşke hayâtta olsaydım!”
Bunun üzerine
Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki:
- "Onlar beni
çıkaracaklar mı ki?" O da:
Buhari: (3392, 4953,
4955, 4956, 4957, 6982), Muslim: (160).
Allahım infak edene yenisini ver
Ebû Hureyre -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Her gün, yeryüzüne iki melek iner ve bunlardan biri: Allahım infak edene yenisini ver, der. Diğeri de: Allahım vermeyenin malını telef et, der.”Buhari: (1442),