Abdullah ibnu Amr -Allah O'ndan razı olsun- şöyle dedi:
Allah Rasûlü
sallallâhu aleyhi ve sellemin yanına üzerinde cübbe olan bir bedevi geldi ve
dedi ki: Bu arkadaşınız her çobanın kadrini yükseltmek, her at sahibinin de
kadrini alçaltmak istiyor.
Ey Rabbimiz! “Müminler ancak kardeştirler” ilahi fermanınca bizleri zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri ve hüzünleri bir kardeşler eyle!Amin. http://www.youtube.com/user/huseyinebuemre https://www.dailymotion.com/ebuemre/videos https://ihyaesans.com/
Abdullah ibnu Amr -Allah O'ndan razı olsun- şöyle dedi:
Allah Rasûlü
sallallâhu aleyhi ve sellemin yanına üzerinde cübbe olan bir bedevi geldi ve
dedi ki: Bu arkadaşınız her çobanın kadrini yükseltmek, her at sahibinin de
kadrini alçaltmak istiyor.
Enes b. Malik -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Allah Azze
ve
-”Şayet yeryüzünde
ne varsa ve bir o kadarı daha senin olsaydı bu azaptan kurtulmak için onu feda
eder miydin?” O da:
-Evet feda
ederdim, diye cevap verir. Onun bu cevabı üzerine Allah Azze ve
Şeddâd ibnu Evs -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Allah’tan
bağışlanma isterken söylenilecek sözlerin en üstünü (Seyyidul-İstiğfâr) şu
sözlerdir:
“Allahım! Sen
benim Rabbimsin. Senden başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilah yoktur.
Abdullah ibnu ‘Amr
ibnul-‘Âs -Allah O’ndan ve babasından razı olsun- şöyle dedi:
Allah Azze ve
Celle Kurân’da Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellemi şu şekilde
vasfetmiştir: “Ey Peygamber, biz
seni hakîkaten bir şâhid, bir müjdeci, bir korkutucu olarak gönderdik.” (Ahzab: 45) Tevrat’ta da O’nu şu şekilde
vasfetmiştir:
“Ey Peygamber, biz
seni hakîkaten bir şâhid, bir müjdeci, bir korkutucu ve ümmîlere bir koruyucu
olarak gönderdik. Sen elbette benim kulum ve Rasûlümsün. Ben
|
"Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı. Hayır (öyle değil) Hayır! Yakında bileceksiniz. Yine hayır! Yakında bileceksiniz. Hayır, hayır! Eğer siz kesin bir ilim / bilgi ile bilseniz (böyle çokluğunuzla övünmezdiniz) And olsun! Kızgın ateşi muhakkak göreceksiniz. Sonra yine and olsun! Onu, gözünüzle muhakkak göreceksiniz. Sonra yemin olsun ki, mutlaka o gün, nimetlerden sorulacaksınız" (Tekasür/1-8) buyurmuştur. |
Senin için bir maksad ve bir hedef tayin edilmiştir. Kalıbınla, kalbinle, bütün varlığın ve benliğinle ona ulaşmak için çalış ve elinden gelen gayreti göster. Çünkü ona ulaşmak imkanları sana verilmiştir.