Müslümanlar geçmiş asırlara nisbeten bu asırda olduğu kadar bu kadar şiddetli bir şekilde ittifaka birliğe muhtaç olmamıştır. Biz yeni müşkülatların zuhur ettiğine inanmıyoruz. Aksine müşkülatlar ta geçmişten günümüze gelen uzantılardır. Zaman zaman değişik şekillerde bize takdim olunduğu için sanki yeni gibi bize görünüyor. Bu da bizim ne kadar zayıf olduğumuzdan kaynaklanıyor.
Mus'ab İbnu Sa'd, babası radıyallahu anh'tan naklediyor: "Der ki: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim, insanlardan kimler en çok belaya uğrar?""Peygamberler, sonra büyüklükte onlara ve bunlara yakın olanlar. Kişi diyaneti nisbetinde belaya maruz kalır. Kim dininde şiddetli ve sağlam olursa onun belası daşiddetli olur. Şayet dininde zayıflık varsa, allah onu da diyaneti nisbetinde imtihan eder. Bela kulun peşini bırakmaz. Tâ o kul, hatasız olarak yeryüzünde yürüyünceye kadar."Tirmizi, Zühd 57, (2400).
