Bu Blog içinde Ara

9 Mart 2022 Çarşamba

Ya Rabbi! Senin korkundan dolayı böyle yaptım

          Ebû Hureyre -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 "Sizden önceki ümmetlerden kendi nefsine zulmeden yani çokça günah işleyen bir adam vardı. Ona ölüm geldiğinde oğullarına şu vasiyette bulundu:

-Ben öldüğümde benim cesedimi yakın, sonra da kemiklerimi ezip öğütün. Sonra küllerimi rüzgâra savurun. Vallahi, şayet Allah benim küllerimi toplamaya güç yetirirse bana hiç kimseye azab etmediği gibi azab eder.

Adam öldüğüne oğulları onun vasiyetini yerine getirdiler. Allah Azze ve Celle yeryüzüne:

-«O adamın küllerinden sende ne varsa topla » diye emretti. Yeryüzü de emredileni yerine getirdi. Akabinde o adam sağlam bir vücutla Allah Azze ve Celle’nin karşısında durdu. Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu:

-”Seni böyle yapmana iten sebep ne idi? Neden böyle yaptın?” Adam dedi ki:

-Ya Rabbi! Senin korkundan dolayı böyle yaptım. Bunun üzerine Allah Azze ve Celle o adamı bağışladı." Buhari: (3481, 7506), Muslim: (2756).

Bu olayın fetret döneminde olduğu söylenilmiştir. Yine “şayet güç yetirirse” sözü kudretten alınmıştır, denilmiştir. Yine Kaza’dan alındığı söylenmiştir. Yine bunu büyük bir korku ve dehşet içerisinde iken ve aklının gittiği bir anda söyledi de denilmiştir. Böyle bir halde iken onun günahlarından dolayı hesaba çekilmez. Yine O adam cahil birisi idi ve Allah da onu tevhidinden dolayı bağışladı, denilmiştir. Buhari - Muslim

Zat-ü envat

          Ebû Vakîd el-Leysî -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi:

Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem Mekke’yi fethettiği zaman Hevâzin tarafına yola çıktık. Yolda kafirlerin silahlarını astıklarını bir ağaç olan “Zat-ü envat” adı verilen bir ağaca uğradık. Dedik ki:

-Ey Allah’ın Rasûlü! Onların Zat-ü Envatı olduğu gibi bize de bir “Zat-ü envat” tayin et.

Bunun üzerine Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem:

-“Allâhu Ekber! Muhakkak bu öncekilerin söylediği bir sözdür. Bu söz, Musa’nın kavminin Musa’ya söylediği:

"Ey Mûsâ! Şunların ilâhları gibi bize de bir ilâh yap" sözü gibidir. Musa da onlara: "Siz hakikaten cahillik eden bir kavimsiniz" (Araf: 138) demişti.

Sonra Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Muhakkak sizler kendinizden önceki yahudî ve hıristiyanların yoluna mutlaka uyacaksınız.” Ahmed: (21897, 21900), Tirmizi: (2180) İbnu Hibban: (6702), el-Humeydî, Musned’inde (848), İbnu Ebi Şeybe: (15/101), İbnu Ebî ‘Âsim, es-Sunne: (76), Ebu Ya‘lâ: (1441), Nesâî -, el-Kubrâ: (11185), Abdurrezzak (20763), Taberani, el-Kebîr: (3290, 3292).

Elbisenin nakışı eskiyip gittiği gibi İslamiyet de eskiyip gider

           Huzeyfe b. el-Yemân -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Elbisenin nakışı eskiyip gittiği gibi İslamiyet de eskiyip gider. Hatta oruç nedir, namaz nedir, hac ve umre ibadeti nedir ve sadaka nedir bilinemeyecektir. Allah Azze ve Celle'nin kitabı Kuran-ı Kerim bir gecede kaldırılıp dürülecek ve yeryüzünde ondan tek bir ayet bile kalmayacaktır. Çok yaşlı erkekler ve pek ihtiyar kadınlardan oluşan bir takım insanlar kalacak ve: Biz babalarımıza şu "La ilahe illallah" kelimesi üzerine yetiştik. Biz de bu kelimeyi söyleriz, diyeceklerdir.

Huzeyfe b. el-Yeman bu hadisi rivayet edince, (orada bulunan) Sıla kendisine:

O yaşayanlar namaz nedir, oruç nedir, hac ve umre ibadeti nedir ve sadaka nedir bilmezken "La ilahe illallah" kelimesi onlara bir yarar sağlamaz, dedi. Huzeyfe, Sıla'nın bu sözünü cevapsız bıraktı. Sonra Sıla bu sözü Huzeyfe'ye karşı üç defa tekrarladı. Her defasında Huzeyfe onun sözünü karşılıksız bıraktı, ona bakmadı. Nihayet üçüncü defasından sonra Huzeyfe, Sılaya dönerek üç defa:

“Ey Sıla! Tevhid kelimesi onları ateşten kurtarır, dedi.” İbnu Mace: (4049).

24 Şubat 2022 Perşembe

Tevhid Üzere Ölen Kimse, Kesinlikle Cennete Girecektir

 

Ubâde ibnu Sâmit -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Her kim, Allah’tan başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilahın olmadığına, O’nun tek olduğuna ve hiçbir ortağı olmadığına, Muhammed’in Allah’ın kulu ve Rasûlü olduğuna, İsa’nın Allah’ın kulu ve Rasûlü ve Meryem’e attığı bir kelimesi ve O’ndan bir ruh olduğuna, Cennet ve Cehennemin hak olduğuna şehadet ederse, Allah onu hangi amel üzere olursa olsun cennetine girdirir."[1]


[1] Buhari: (3435), Muslim: (28).

Kalbinden, halisane bir şekilde lâ ilâhe illallâh diyen

 Ebu Hureyre -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Ben, Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve selleme hitaben dedim ki:

Ey Allah'ın Rasûlü! Kıyamet günü şefaatinle insanların en mutlu olanı kimdir?

Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kalbinden, halisane bir şekilde lâ ilâhe illallâh diyen kimsedir." Buhari: (99), (6570)

İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar

            Abdullah ibnu Mesud -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi:

“İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar…” (Enâm: 82) âyeti indiği zaman bizler:

-Ey Allah’ın Rasûlü! Hangimiz nefsine zulmetmez ki? dedik. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-"Bu sizin dediğiniz gibi değildir. “İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar…” Bundan maksat şirktir. Sizler Lokman aleyhisselamın oğluna olan nasihatini duymadınız mı? “Ey oğulcuğum! Sakın Allah’a şirk koşma! Muhakkak ki şirk büyük bir zulümdür.” (Lokman: 13).” Buhari: (32, 3360, 6917), Muslim: (124).