Ebu Said el-Hudrî -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Mü'
Ey Rabbimiz! “Müminler ancak kardeştirler” ilahi fermanınca bizleri zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri ve hüzünleri bir kardeşler eyle!Amin. http://www.youtube.com/user/huseyinebuemre https://www.dailymotion.com/ebuemre/videos https://ihyaesans.com/
Ebu Said el-Hudrî -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Mü'
Ebu Hureyre -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"
Nevvâs b. Sem’ân el-Ensârî -Allah O'ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah dosdoğru
yoluna dair bir örnek verdi. Yol boyunca iki duvar, duvarlarda açık kapılar ve
kapılar üzerinde de örtüler vardır. Yolun başında ve üzerinde bir çağırıcı daima
şöyle çağırır: “Ey insanlar! Hep birlikte bu yola girin. Sakın eğri yollara
sapmayın.” Ve sıratın üstünde bir çağıran vardır. O kapılardan bir kapıyı açmak
istediğinde o şöyle der:
Ebû Hureyre -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Sizden önceki ümmetlerden kendi nefsine
zulmeden yani çokça günah işleyen bir adam vardı. Ona ölüm geldiğinde
oğullarına şu vasiyette bulundu:
-Ben öldüğümde
benim cesedimi yakın, sonra da kemiklerimi ezip öğütün. Sonra küllerimi rüzgâra
savurun. Vallahi, şayet Allah benim küllerimi toplamaya güç yetirirse bana hiç
kimseye azab etmediği gibi azab eder.
Adam öldüğüne
oğulları onun vasiyetini yerine getirdiler. Allah Azze ve
-«O adamın küllerinden sende ne varsa topla » diye emretti. Yeryüzü de emredileni yerine getirdi. Akabinde o adam sağlam
bir vücutla Allah Azze ve Celle’nin karşısında durdu. Allah Azze ve Celle şöyle
buyurdu:
-”Seni böyle yapmana iten sebep ne idi? Neden
böyle yaptın?” Adam dedi ki:
-Ya Rabbi! Senin korkundan dolayı böyle yaptım. Bunun üzerine Allah Azze ve
Celle o adamı bağışladı." Buhari: (3481, 7506), Muslim: (2756).
Bu olayın fetret
döneminde olduğu söylenilmiştir. Yine “şayet güç yetirirse” sözü kudretten
alınmıştır, denilmiştir. Yine Kaza’dan alındığı söylenmiştir. Yine bunu büyük
bir korku ve dehşet içerisinde iken ve aklının gittiği bir anda söyledi de
denilmiştir. Böyle bir halde iken onun günahlarından dolayı hesaba çekilmez.
Yine O adam cahil birisi idi ve Allah da onu tevhidinden dolayı bağışladı,
denilmiştir. Buhari - Muslim
Ebû Vakîd el-Leysî -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi:
Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem Mekke’yi fethettiği zaman
Hevâzin tarafına yola çıktık. Yolda kafirlerin silahlarını astıklarını bir ağaç
olan “Zat-ü envat” adı verilen bir ağaca uğradık. Dedik ki:
-Ey Allah’ın Rasûlü! Onların Zat-ü Envatı olduğu gibi bize de bir “Zat-ü
envat” tayin et.
Bunun üzerine Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem:
-“Allâhu Ekber! Muhakkak bu öncekilerin söylediği bir sözdür. Bu söz,
Musa’nın kavminin Musa’ya söylediği:
"Ey
Mûsâ! Şunların ilâhları gibi bize de bir ilâh yap" sözü gibidir. Musa da
onlara: "Siz hakikaten cahillik eden bir kavimsiniz" (Araf: 138) demişti.
Sonra Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Muhakkak sizler kendinizden önceki yahudî ve hıristiyanların yoluna
mutlaka uyacaksınız.” Ahmed: (21897, 21900),
Tirmizi: (2180) İbnu Hibban: (6702), el-Humeydî, Musned’inde (848), İbnu Ebi
Şeybe: (15/101), İbnu Ebî ‘Âsim, es-Sunne: (76), Ebu Ya‘lâ: (1441), Nesâî -,
el-Kubrâ: (11185), Abdurrezzak (20763), Taberani, el-Kebîr: (3290, 3292).
Huzeyfe b. el-Yemân -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Elbisenin nakışı
eskiyip gittiği gibi İslamiyet de eskiyip gider. Hatta oruç nedir, namaz nedir,
hac ve umre ibadeti nedir ve sadaka nedir bilinemeyecektir. Allah Azze ve Celle'nin
kitabı Kuran-ı Kerim bir gecede kaldırılıp dürülecek ve yeryüzünde ondan tek
bir ayet bile kalmayacaktır. Çok yaşlı erkekler ve pek ihtiyar kadınlardan
oluşan bir takım insanlar kalacak ve: Biz babalarımıza şu "La ilahe
illallah" kelimesi üzerine yetiştik. Biz de bu kelimeyi söyleriz, diyeceklerdir.
Huzeyfe b.
el-Yeman bu hadisi rivayet edince, (orada bulunan) Sıla kendisine:
O yaşayanlar namaz
nedir, oruç nedir, hac ve umre ibadeti nedir ve sadaka nedir bilmezken "La
ilahe illallah" kelimesi onlara bir yarar sağlamaz, dedi. Huzeyfe,
Sıla'nın bu sözünü cevapsız bıraktı. Sonra Sıla bu sözü Huzeyfe'ye karşı üç
defa tekrarladı. Her defasında Huzeyfe onun sözünü karşılıksız bıraktı, ona bakmadı.
Nihayet üçüncü defasından sonra Huzeyfe, Sılaya dönerek üç defa:
“Ey Sıla! Tevhid kelimesi onları ateşten kurtarır, dedi.” İbnu Mace: (4049).