Bu Blog içinde Ara

24 Şubat 2022 Perşembe

İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar

            Abdullah ibnu Mesud -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi:

“İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar…” (Enâm: 82) âyeti indiği zaman bizler:

-Ey Allah’ın Rasûlü! Hangimiz nefsine zulmetmez ki? dedik. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-"Bu sizin dediğiniz gibi değildir. “İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar…” Bundan maksat şirktir. Sizler Lokman aleyhisselamın oğluna olan nasihatini duymadınız mı? “Ey oğulcuğum! Sakın Allah’a şirk koşma! Muhakkak ki şirk büyük bir zulümdür.” (Lokman: 13).” Buhari: (32, 3360, 6917), Muslim: (124).

19 Şubat 2022 Cumartesi

Tevhidi Gerçekleştirmede Kulların Birbirlerinden Farklı Olmaları ve Bunda Durumlarının Farklı Olması

 Sehl ibnu Sa'd -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi:

 Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in yanından bir adam geçti. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem:

-"Bu kişi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Orada bulunanlar şöyle dediler:

-Bu kimse bir kadınla evlenmek istese, nikâh olunmaya; birisi hakkında aracı olsa, şefaati kabul edilmeye; bir söz söylese, sözü dinlenmeye lâyık bir kimsedir.

Sonra Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem sükût etti. O esnada Müslümanlardan fakir bir kimse uğradı.

Bu defa da Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem:

-"Bu adam hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Orada bulunanlar:

-Bir kadınla evlenmek istese, evlendirilmeye; birine aracı olsa, kabul edilmeye; bir söz söylese, sözü dinlenilmeye layık bir kimse değildir, dediler. Bunun üzerine Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-"Bu fakir adam, diğeri gibi zengin olan dünyâ dolusu insandan daha hayırlıdır."Buhari: 6447, 5091)

İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar

 Abdullah ibnu Mesud -Allah O’ndan razı olsun- şöyle dedi:

“İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar…” (Enâm: 82) âyeti indiği zaman bizler:

-Ey Allah’ın Rasûlü! Hangimiz nefsine zulmetmez ki? dedik. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-"Bu sizin dediğiniz gibi değildir. “İman edenler ve imanlarına zulüm bulaştırmayanlar…” Bundan maksat şirktir. Sizler Lokman aleyhisselamın oğluna olan nasihatini duymadınız mı? “Ey oğulcuğum! Sakın Allah’a şirk koşma! Muhakkak ki şirk büyük bir zulümdür.” (Lokman: 13).”

12 Şubat 2022 Cumartesi

BULUŞMA YERİMİZ CENNETTİR!

 بسم الله الرحمن الرحيم

Rahmân ve Rahîm Olan Allah’ın Adıyla…

 

İbn-i Kayyım el-Cevziyye rahimehullah, “Hâdi’l-Ervâh” adlı eserinde şöyle demiştir:

“Şaşarım akıllı uslu postuna bürünmüş beyinsizlere; halim-selim görünen geri zekâlılara! Şaşarım o kimseye ki:

  1. Değersiz ve fanî nasipleri, pek nefis ve bâki nasiplere tercih etmiştir.
  2. Eni gökler ve yer kadar geniş cenneti satmış, yerine salgın hastalıklara uğramış kimseler ve belalılar arasında dar bir zindanı almıştır.
  3. Altından ırmaklar akan Adn Cennetleri’ndeki güzel güzel evleri vermiş, yerine sonu harap ve helakten başka bir şey olmayan, pislik dolu su kenarlarını almıştır.
  4. Yâkut ve mercân gibi olan şen şakrak, sevecen, her biri aynı yaşta bakireleri satmış, yerine kirli, pis, kötü huylu; ya fuhuş yapan ya da kırık barındıran kadınları almıştır.
  5. İçenler için sırf lezzet olan cennet içkilerini satmış, yerine aklı gideren, dini ve dünyayı mahveden murdar içkileri almıştır.
  6. Azîz ve Rahîm olan Allah’ın vechine bakma lezzetini, pis ve çirkin suratlıları görüp gönül eğlendirmeye değiştirmiştir.
  7. Rahman’ın hitabını dinlemeyi, çalgılar, şarkılar ve dımbırtılar dinlemeye tercih etmiştir. Her şeyin fazlaca verileceği “mezid” gününde inci, yakut ve zebercedden minberler üzerine kurulmayı, şirret şeytanların katıldığı, fısk-ı fucur meclislerinde oturmaya değişmiştir!”

10 Ocak 2022 Pazartesi

Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını, râhiblerini kendilerine Rab edinmişler.

          Adiyy b. Hâtim -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Boynumda altından bir haç olduğu halde Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellemin yanına gelmiştim. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem:

-“Ey Adiyy! Boynundan bu putu at!” buyurdu. Ben de onu attım ve Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellemin yanına geldim. O esnada Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem Tevbe suresini okuyordu. Şu âyeti okudu: Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını, râhiblerini ve Meryem'in oğlu Mesîh'i kendilerine Rab edinmişler.” (Tevbe: 31) Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem âyeti bitirince ben dedim ki:

-Bizler onlara ibadet etmiyorduk ki.

Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-“Sizler, onlar, Allah’ın helal kıldığını haram kıldıklarında onu haram kabul ediyor, Allah’ın haram kıldığını da helal yaptıkların da onu da helal olarak kabul ediyordunuz. Öyle değil mi?”   

Ben:

-Evet, öyle, dedim. Allah Rasûlü sallallâhu 'aleyhi ve sellem:

-“İşte bu sizin onlara ibadet etmenizdir” buyurdu.[Tirmizi: (3095), Taberânî, Kebir’de (17/218)]